Kızımın yemekle arasına kalın bir duvar ördüğü, hiçbir şeyi yemek istemediği günlerde başladı bizim pembe çorba yolculuğumuz. Sofraya oturduğunda sürekli “hayır” diyen o küçücük sesin karşısında anne kalbi dayanamıyor. Ben de düşündüm: Acaba yemeği oyun gibi, renk gibi sunsam ilgisini çeker mi?
Ve işte o arayışla pancar çorbasıyla tanıştık.
Kâseye döküldüğünde çıkan o tatlı pembe rengi, sanki sıradan bir çorba değil de bir masalın sayfası gibiydi. Çocuk gözünde yemek olmaktan çıkıp pembe bir sürprize dönüştü. O gün sofrada sadece bir çorba değil, küçük bir umut da vardı. 🍵💗
Gelelim şimdi malzemelere…
Malzemeler:
3 orta boy pancar
1 patates
1 havuç
1 soğan
1 diş sarımsak
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 litre sıcak su veya sebze suyu
1 tatlı kaşığı kimyon
Tuz
karabiber
Servis için: ekşi krema ve dereotu
Yapılışı:
Pancarları soyup doğrayın. (Elleriniz pembeye boyanırsa hiç üzülmeyin; bu çorbanın küçük hatırası olsun.) Tencereye zeytinyağını alın, soğanı kavurun. Ardından havuç ve patatesi ekleyin. Pancarları ve sarımsağı da koyun; üzerine sıcak suyu gezdirin. Tuz, karabiber ve kimyonu ekleyin. Sebzeler iyice yumuşayana kadar pişirin. Blender’dan geçirip pürüzsüz hale getirin. Kâseye aldıktan sonra üzerine ekşi krema koyun, dereotuyla süsleyin. İsterseniz ekşi kremayı kalp şeklinde bırakın; sofraya minicik bir mutluluk dokunsun.
Küçük Bir Not
Bu çorba sadece vitamin dolu değil; kimyonun sıcacık kokusu, pancarın tatlı pembesi ve ekşi kremanın ferahlığıyla bambaşka bir denge kuruyor. Çocuklara yemek sevdirmek için renkli bir oyun, biz büyükler içinse hayatın içinde küçük bir tebessüm.

Yorum bırakın