🌲 Bizim Ağacımızın Hikayesi

Kasım’ın ilk hafta sonu geldiğinde evde hep aynı heyecan başlar. On iki yıldır tam bu hafta sonu, ağacımızı kurarız. İlk yıl iki kişiydik 🎄 küçücük bir salon, minik bir ağaç ama kalbimiz dopdolu. Sonra üç olduk, sonra beş… Şimdi evde dört, dört, sekiz kişiyiz. Çocuklarla, köpeklerle, kedimizle… Her biri bu ağacın dallarına kendi neşesini, kendi izini bıraktı.

Her yıl kişi başına özel bir süs seçeriz. Biri bir kupa, biri bir kalp, biri bir köpek patisi 🐾 Her biri o yıla ait bir anıyı taşır. Ağacımız bir nevi aile albümü gibidir; ışıkları yanınca sadece evi değil, geçmişimizi de ısıtır.

Ve sonra Mart gelir 🌷

21 Mart geceyle gündüzün eşitlendiği, doğanın yeniden doğduğu gündür. Bizim için bu tarih “toplama günü.” Çünkü her şeyin bir döngüsü olduğuna inanıyoruz. O gün ağacımızı toplarken, bir yandan da içimizde kışı bırakıp bahara hazırlanıyoruz. Tıpkı doğa gibi… Yenileniyoruz.

Evde kahve kokusu, fonda hafif bir müzik ☕ çocukların kahkahası, bir köşede Winnie, Mandalina ve Piglet’in pati sesleri… Ve ben, elimde küçük bir süsü tutarken her defasında aynı şeyi hissediyorum: zaman geçiyor ama bazı anılar hep ışıl ışıl kalıyor.

Bu ağacı kurarken aslında yeni yılı değil, birlikte olmayı kutluyoruz ✨

Yorum bırakın